Biyografi

Sofokles kimdir

Ad Soyad: Osman Girgin Doğum Tarihi: 19 Ekim 1987 Nereli: İzmir Meslekler: ,

Sofokles kimdir, Antik Yunan’ın Eshilos (Aiskhylos) ve Euripides ile beraber 3 büyük tragedya yazarlarından biridir.

Sofokles, MÖ. 497 yılında Yunanistan, Colonus’da doğmuştur. Yunanlı trajedi şairidir. Babası Sophillos zengin bir silah üreticisiydi. İyi bir öğrenim gördü. Eksiksiz bir eğitimden geçti, ilgi duyduğu her alanda özel dersler alma yolunu kullandı; sağlıklı sporculuğu, yakışıklı vücudu, müzik bilgisi ve kendine özgü nitelikleriyle en genç yaşında bile öne geçtiği görüldü.

Perikles ve Herodot ile dost oldu. Yüksek devlet görevlerinde bulundu. Tiyatro yarışmalarında “Triptolemos” adlı üçlemesiyle ilk kez ödül aldı. Bir başka yarışmada yaşlı usta Aiskhylos’u da geçti.

Sofokles, tiyatro tekniğini mükemmelleştirdi, koroda yer alan kişi sayısını on ikiden on beşe çıkardı; dekor ve kostüme büyük önem verdi ve hepsinden önemlisi yunan tiyatrosuna üçüncü oyuncuyu ilk o getirdi. Lirizmi azaltarak diyaloğu geliştirdi. Sofokles’te eylem psikolojiye dayanır; oyunu sonuna kadar götüren kahramanın iradesidir. Sofokles insanlık durumunun şairidir; mutluluğun her an elden gidebileceği düşüncesi, acının ve mutsuzluğun yüceliği, haksızlığa karşı çıkan ve ona boyun eğmeyi reddeden iradenin büyüklüğü onun düşüncesinin başlıca temalarıdır.

Bizans kaynakları onun 130 ya da 123 oyun yazmış olduğunu ileri sürmüşlerdir. Günümüze yedi trajedisi ve bir de “Zağarlar” adlı satir oyununun bir bölümü gelmiştir. Eldeki ürünlerinin tümü 48 yaşından sonra yazdığı olgunluk eserleridir.

Trajedilerinin kesin olmayan bir tarihî sıralaması şöyledir: “Aias”, “Trachis Kadınları”, “Antigone”, “Kral Oidipus”, Elektra”, “Philoktetes” ve “Oidipus Kolones’ta”. “Elektra” kuruluş bakımından onun en yetkin oyunlarından biridir.

“Antigone” ve “Kral Oidipus”, Sofokles’in başyapıtları olarak kabul edilir. “Antigone” tüm çağlar boyunca insanları derinden etkilemiş bir oyundur, bu da büyük ölçüde genç kahraman Antigone’nin kişiliğinden kaynaklanır. “Ben dünyaya kin değil, sevgi paylaşmaya geldim” diyen Antigone, kardeşlik duygusunun, Sofokles’teki insancıllığın sözcüsüdür.

Sofokles, MÖ 406 yılında Atina‘da 91 yaşında ölmüştür.

Eşi Nikostrate’den doğan oğlu İophon’un da başarılı bir tragedya şairi olduğu belirtilir. Sikyon’lu Theoris adlı bir kadından da evlilik dışı oğlu Ariston dünyaya geldi.

Yazdığı Oyunları :
– Aias
– Antigone
– Kral Oidipus
– Trakhisli Kadınlar
– Elektra
– Filoktetes
– Oidipus Kolonos’ta

“Kral Oidipus”un konusu kısaca şöyledir:
Bir bilici (kâhin), Thebai Kralı Laios’a çocuk yapmamasını, öz oğullarından birinin onu öldüreceğini söyler. Bunun üzerine Laios yeni doğan oğlu Oidipus’u bir dağ başına bırakır. Oidipus kendisini bulan bir çoban tarafından Korint kralıyla kraliçesine götürülür ve onlar tarafından büyütülür. Günün birinde bir bilici Oidipus’a kendi babasını öldürüp annesiyle evleneceğini söyler. Bunun üzerine Oidipus bir daha Korint’e dönmez. Thebai kentine giderken yolda öz babası Laios’u öldürür, daha sonra kralın dul karısıyla, yani öz annesiyle evlenir ve dört çocuğu olur. Sofokles oyunu bu noktada başlatır. Thebai’de bir veba salgını başlamıştır. Salgının ortadan kalkması, tanrıların isteğine göre Laios’un katilinin bulunmasına bağlıdır: Oidipus katili aramaya başlar. Arananın kendisi olduğunu öğrenince de gözlerini oyarak kentten ayrılır. Annesi ve karısı İokaste de kendisini asar. Yunan trajedisinin, Aiskhilos’tan sonra ikinci büyük ustası olan Sofokles, trajedi türünde önemli değişiklikler yaptı. Koroyu genişletti, trajediye üçüncü oyuncuyu kattı. Ortak bir olay üzerine kurulu üçleme biçiminden koparak, tek trajediyi geliştirdi. Aiskhilos, oyunlarında bütün bir soyun yazgısını ele alırken, Sofokles bir tek insanın yazgısı üzerinde durdu. Yine, insanların tanrılarla çatışmasından çok, insanların insanlarla çatışmasını işledi.

Başlıca eserlerinin özetleri:
Aias, Troya Savaşı’na katılan ve Ak-hilleus’tan sonra Akha Ordusu’nun en yiğit savaşçısı olan Telamon oğlu Sa-lamisli Aias ülkücü bir kahraman olarak ünlüdür, hiçbir çıkar gözetmeden savaşmada önde gelir, Hektor’u bile alt eder. Akhilleus’un ölümünden soma onun tanrısal silahlarını ödül diye alma yarışmasında Agamemnon ile Menelaos’un yan tutan yargılarıyla Odysse-us’un parlak konuşmasına yenilmiş sayılır. Bu haksızlığı bir aşağılanma sayan Aias, geçirdiği bunalım sırasında düşmanlarıyla çarpıştığını sanarak bir sığır sürüsünü haklar. Gerçeğin farkına varınca kend, ününü ve değerini sonuna kadar koruyamamış olan bir ölümlünün dramım dile getirir.

Antigone, babaları Oidipus’un ayrılışından sonra taht kavgası yüzünden Thebai’ye karşı düzenlenen sefer sırasında kenti savunan Eteokles ile saldıranlar arasında bulunan kardeşi Polyneikes birbirlerini öldürmüşlerdir. Tahta çıkan dayıları Kreon, Eteokles’in törenle gömülmesini, ruhunun sonsuza kadar azap çekmesi için ötekinin açıkta bırakılmasını buyurur. Sözünü dinlemeyenin cezası ölümdür. Kız kardeşi İsmene’nin sessiz kabulüne karşılık Antigone bu yargıyı haksız bulur; ağabeyine duyduğu sevgi ve aile görevi gibi duygularla Polyneikes’in cesedini örter; kendisini yazılı olmayan yasalara uymuş olmak sorumluluğuyla savunur ve diri diri gömülecekken kendini asarak ölümünü çabuklaştırır. Ardından sevgilisi Haimon (Kreon’un oğlu) canına kıydığı gibi Eurydike de (Kreon’un karısı) aynı yolu seçer. Böylece değiştirilmez bir gurur yargısı nice mutsuzluğa yol açmış ve ele hiçbir şey geçmemiştir.

Elektra, babası Agamemnon’a duyduğu büyük sevgiyle (sonraki yıllarda “Elektra Kompleksi” diye adlandırılacaktır) öcünü almayı amaçlayan, anası Klytaimnestra ile onun sevgilisi Aigisthos’a sonsuz bir hınç ve kin duyan Elektra, bir yandan içinde bulunduğu yalnızlık durumunda koro ile birlikte yakınır; bir yandan erkek kardeşi Orestes’i görevi olduğuna inandırdığı öç eylemine kışkırtır, bu arada kız kardeşi Khrysothemis’in edilgin zayıflıklarını kınar. Önüne geçilmez ve vazgeçilmez yasa ve ilkeleri savunduğu için Antigone’ye, öcünü yerde bırakmama ısrarıyla Hamlet’e benzetilen Elektra, bu eserin sürekli sahne kişisidir; Ores-tes, anasıyla onun âşığını öldürünce Erinyslerin elinden kurtulmaya çalışırken Elektra’nın rolü bu noktada biter. Kan davasının simgesi olan Elektra daha pek çok esere konu olan bir yazgı özelliğindedir.

Kral Oidipus, Thebai kral sarayının önünde başlayan oyun (yer birliği), kenti bir canavardan kurtararak kral olmuş Oidipus çevresinde döner (konu birliği), eski kral Laios’u öldürenlerin bulunmasıyla kurtulunacak veba salgınının nedeninin Oidipus’un katilliği olduğunun anlaşılmasıyla 24 saat içinde bitmiş görünür (zaman birliği). Yazgısı için bakıcıların (kâhinler) kötü şeyler söylediği çocuk, ölsün diye ayaklarına şiş batırılarak dağa bırakılmışsa da, yazgının yerine gelmesi için yok olmayıp kurtarılmıştır (Oidipus: Şiş ayaklı demektir). Başka bir kentin kralının oğlu olduğunu sandığı için “babasını öldürüp anasıyla evleneceği” konusundaki yazgıdan kurtulmak için oradan ayrılır; ama yolda asıl babası Laios’u öldürüp asıl kentine kral olurken öz anası îokaste ile de evlenir. Bu gerçeğin (arayan Oidipus’un kendisidir en önce) çeşitli tanıklar ve bakıcıların (kâhinlerin) sözleriyle ortaya çıkışıyla İokaste kendini asarak canına kıyar, daha çok acı çeksin diye Oidipus onun saç iğneleriyle gözlerini kör eder, Thebai’den kovulur.