Biyografi

Hz. İsa kimdir

Ad Soyad: Osman Girgin Doğum Tarihi: 19 Ekim 1987 Nereli: İzmir Meslekler: ,

Hz. İsa kimdir, Hıristiyanlığın kurucusu ve merkezindeki kişi.

Hz. İsa, milattan önce 4 yılında Kudüs‘ün 10 km güneyinde bulunan Beytüllahim’de doğmuştur. Hz. İsa’nın doğduğu dönemde Beytüllahim Roma İmparatorluğu’nun Yahudiye eyaletine bağlı idi. Çocukluğu şimdiki İsrail‘in kuzeyinde yer alan Aşağı Celile bölgesinde tarihi bir kasaba olan Nasıra‘da geçti.

Meryem’in İsa’ya gebe kaldığı farzedilen 25 Mart günü her yıl Hıristiyanlarca Beşaret bayramı olarak kutlanır.

Annesi e Beşaret döneminde evlendi. Evlendikten sonra, Yusuf Meryem’in evlenmeden önce hamile kaldığını öğrendi. Matta İncili’ne göre “doğru bir adam olduğu ve onu herkesin önünde utandırmak istemediği için” ondan sessizce ayrılmaya karar verdi; ancak bir melek Yusuf’a rüyasında görünerek “Davut oğlu Yusuf, Meryem’i kendine eş olarak almaktan korkma. Çünkü onun rahminde oluşan, Kutsal Ruhtandır” dedi.

İsa’nın Beytüllahim’de doğmasının ardından Müneccimler tarafından ziyaret edildiler. Bir meleğin Yusuf’a Yahudiye’nin kralı Hirodes’in (Herod) çocuğa zarar vereceğini haber vermesi üzerine ailece Mısır’a göçtüler. Aynı melek daha sonra Yusuf’a Hirodes’in öldüğünü ve Kutsal Topraklar’a geri dönmeleri gerektiğini söyledi.

Başlarına bir şey gelmesinden korkan Yusuf, Meryem ve İsa Beytüllahim’e dönmeyerek Celile’nin Nasıra kasabasına yerleştiler. Burada Yusuf, İsa’ya marangozluk öğretti. İncillerde Yusuf’tan sonkte panik halinde üç gündür kayıp olan İsa’yı ararlarken bahsedilir. İsa’yı Tapınak’ta bulurlar ve Meryem gibi Yusuf da henüz 12 yaşında bir çocuk olan İsa’nın ironik sorusunu anlamakta güçlük çeker: “Beni niçin arayıp durdunuz? Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?”

Hz. İsa, Hıristiyan doktrinlerine göre Kutsal Ruh tarafından hamile bırakılan Meryem adında bir bakireden dünyaya gelmiş, birçok mucize gerçekleştirmiş, Hristiyan Kilisesi’ni kurmuş, kefaret için kurban edilerek çarmıha (işkence direğine) gerilerek ölmüş, tekrar dirilmiş ve tekrar geleceği tarihe kadar Cennet’e yükselmiştir. İslam inancına göre Hz. İsa Tanrı’nın görevlendirdiği ulu’l azm (eziyet çekmiş) peygamberlerdendir ve Mesih olması nedeniyle Hz Muhammed‘den sonraki en önemli ikinci peygamberdir.

İslâmiyetin ana metni Kurân’a göre Îsâ, biyolojik veyâ ruhsal bir babası olmayarak, mûcizevî bir sûrette, annesinin rahminde yaratılmıştır. Kurân’da buna bir misâl olarak, toprağa insan sûreti verilip can ilka edilmesi sonucu babasız yaratılan Âdem Peygamber örnek getirilir ve iki peygamberin yaratılışı aynı mucize kategorisinde vurgulanır

Hristiyan tarihçi ve teorisyenlerin çoğu, İsa’nın Celileli bir öğretmen ve marangoz olduğu, şifa dağıttığı, Yahya peygamber tarafından vaftiz edildiği, “halkı isyana teşvik etmek” suçuyla, Yahudi din adamlarının tahriklerine kanan Roma İmparatorluğu’nun Yahudiye eyaletinin valisi Pontius Pilatus’un emri ile Kudüs’te çarmıha gerildiği konusunda hemfikirdir.

Batılı tarihçilere göre Hz. İsa Romalıların elinde bulunan Yahudiye’de Romalılardan Tiberius iktidarı döneminde otuz yaşlarına doğru peygamberliğini insanlara bildirdi. Önce Celile’de sonra Kudüs’te insanları hak dine davet etti.

Memleketi Celile’de Genaseret gölü kıyısında ra Kudüs‘e gitti. Yahudiler Hz. İsa’ı, dönemin Romalı Kudüs valisi Pontus Pilatus’a şikayet ettiler. Havarilerin içinde Yahuda isimli birisi Hz. İsa’ya ihanet etti ve Hristiyanların inancına göre Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürüldü. Kur’an-ı Kerîm’de ise hadise şöyle anlatılmaktadır: Rivayete göre Hz. İsa’ya ihanet eden Yahuda, Romalılar tarafından İsa zannedilerek asılmıştır

Hz. İsa, milattan sonra 30 yılında Kudüs’te 33 yaşında çarmıha gerilerek öldürülmüştür.

Hz. İsa’nın ölümünden 60-70 yıl sonra yazılan Matta, Markos, Luka ve Yuhanna adlı İnciller Nasıralı İsa’nın vaizliğini nakleder.

Hz. İsa’nın geceleri varıp barınacağı bir evi, ev eşyası ve zevcesi yoktu. Hiçbir şeyi yarın için biriktirip saklamazdı. İsa dünyadan yüz çevirir, ahireti özler, Allah’a ibadete koyulurdu. Yeryüzünde nerede güneş batarsa orada konaklar, iki ayağının üzerinde namaza durur; gece namaz gündüz de oruç ile günlerini geçirirdi.