Biyografi

Elvis Presley kimdir

Ad Soyad: Osman Girgin Doğum Tarihi: 19 Ekim 1987 Nereli: İzmir Meslekler: ,

Elvis Presley kimdir, Amerikalı söz yazarı, besteci, yorumcu ve aktör. Gerçek adı Elvis Aaron Presley‘dir. Bugüne kadar plakları tüm dünyada en fazla satan sanatçı ünvanına sahip, Rock’n Roll’un kralı Elvis Presley, üç Grammy, üç platin plak, 35 altın plak ödülünün sahibi olmuş ve 33 filmde oynamıştır. Albümleri 1 milyarın üzerinde satmış olan müzisyen, kendine has stili, sahne performansları ve etkileyici sesiyle milyonları peşinden koşturmuş, müzik tarihinde çığır açmış ve kendinden sonraki müzikal oluşumlar için ekol haline gelmiştir. 50’li yıllardan günümüze etkisini ve popülerliğini hiç kaybetmemiş olan, müziği sayısız müzisyene ilham vermiş ender sanatçılardan biridir. “Heartbreak Hotel“, “Hound Dog“, “Love Me Tender“, “All Shook Up“, “Jailhouse Rock“, “It’s Now Or Never“, “Can’t Help Falling In Love“, “A Little Less Conversation“, “Always On My Mind“, “My Way“, “Are You Lonesome Tonight?” Elvis Presley’in ölümsüz şarkılarından en çok bilinenleridir ve tüm zamanların en çok yorumlanan şarkıları Elvis Presley’e aittir.

8 Ocak 1935‘te, kamyon şoförü babası Vernon Presley ve dikiş makinesi operatörü annesi Gladys Love Smith‘in ikiz çocuklarından biri olarak, Tupelo, Mississippi‘de, 2 odalı mütavazi bir evde dünyaya geldi. İkiz kardeşi Jessie Garon‘un ölü olarak doğması nedeniyle, Presley çifti tüm ilgilerini Elvis’e yöneltti. Babası, az konuşan, somurtkan ve kendini sürekli hasta olarak gösterip sorumluluklardan kaçan bir yapıda olmasına rağmen Gladys Presley, konuşkan, hayat dolu ve cesurdu. Anne ve babasının farklı yönleri, Elvis’in mutlu bir çocukluk geçirmesine engel olmadı. Presley çifti Elvis’i sevgiyle büyüttü. Daha sonraları hayatıyla ilgili olarak hazırlanan bir belgeselde komşularından biri özellikle annesinin doğduğu günden beri Elvis’e taptığını söyleyecekti.

1938‘te babası sahtekarlık yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Bu dönem Presley ailesi için sıkıntı verici oldu. Henüz üç yaşında olan Elvis, oturdukları evden akrabalarının yanına taşınmak zorunda kalan annesiyle birlikte doğu Tupelo’da yoksulluk sınırında yaşıyordu.

1941‘de eğitim hayatına başlayan Elvis’in birkaç arkadaşı dışında iletişim içinde olduğu kimse yoktu. Dahil olduğu hiçbir grup ya da çete olmamasına karşın, öğretmenleri tarafından sevilen bir öğrenciydi.

1943 yılında hapisten çıkan babası Memphis‘e yerleşip iş buldu. Vernon Presley haftasonları eşini ve oğlunu görmek için doğu Tupelo’ya gidiyordu. Ergenlik döneminde oldukça utangaç olan ve ilk kaçamağını 19 yaşında yapan Elvis, annesinin onu sürekli göz önünde tutmak istemesi nedeniyle içe kapalı bir profil çiziyordu. Sessizliği ve annesine düşkünlüğüyle okuldaki diğer arkadaşlarından ayrılıyordu ve bu özellikleri nedeniyle alay konusu oluyordu.

1946‘da, annesi Gladys, doğumgünü için istediği bisikletin pahalı olması nedeniyle Elvis’e gitar almaya karar verdiğinde, oğlunun tüm zamanların en iyi müzisyenlerinden biri olacağının farkında değildi. İlk gitarını ve hayatının en anlamlı hediyesini annesinden alan Elvis, 1947 yılının noeline kadar gitara elini sürmedi. 1948‘de annesiyle birlikte babasının yanına, Memphis’e taşınmadan önce, sınıf arkadaşlarına ‘Leaf on a Tree‘ şarkısıyla veda eden Elvis, gitarıyla ilk performansını gerçekleştirmiş oldu.

Memphis’te aileyi zor günler bekliyordu. Annesi ve babası daha iyi ekonomik koşullarda yaşamak için sürekli olarak iş değiştiriyorlardı. Şehrin fakir bölgelerinden birinde yaşayan Presleyler, sık sık Pentecostal Kilisesi‘ne gidiyorlardı. 13 yaşındaki Elvis, Memphis’in geleneksel blues müziğinden ve kilisedeki gospel korosundan çok etkileniyordu. Gitar çalmaya devam ediyordu, saçları o dönemin modasına uygun olarak uzundu ve favorileri vardı.

Çevresine uyum göstermeyen Elvis, Memphis’teki, Humes High School‘a kaydoldu. Okuldan kalan zamanlarda, Loew’s State Theatre‘ın kütüphanesinde çalışıyordu. Girdiği futbol takımından koçu tarafından çıkarılmasının nedeni olarak favorilerini kesmemesi gösterildi. Okuldaki yetenek yarışmasında gösterdiği performansla birinci olunca müzik yapmaya duyduğu inanç daha da arttı.

Boş zamanlarını kentteki Afrika kökenli Amerikalıların yaşadığı bölgelerde geçiren Elvis, özellikle Beale caddesini çok seviyordu.
1953‘te tarih ve İngilizce eğitimi aldığı Humes High School’dan mezun olduktan sonra Parker Machinists Shop‘ta çalışmaya başladı. Mesaisi bittikten sonraysa babasıyla birlikte Crown Electric Company için kamyon şoförlüğü yapıyordu. O dönemde daha sonraları imzası olacak saç stili ‘Pompadour‘u kullanmaya başladı.

Aynı yılın 18 Temmuz‘unda, 3 dolar ödeyerek Sun Studios plak şirketinde doldurduğu,’My Happiness” ve “That’s When Your Heartaches Begin” gibi dönemin sevilen iki balladından oluşan çift taraflı demo kasetini gecikmiş bir yaşgünü hediyesi olarak annesine armağan etti.

4 Ocak 1954‘te, aynı stüdyoda kaydettiği, “I’ll Never Stand in Your Way” ve “It Wouldn’t Be the Same Without You“şarkılarını seslendirdiği demonun, stüdyonun bağlı olduğu plak şirketinin eline geçmesi, Elvis’in müzik kariyeri için önemli bir başlangıç oldu. Çünkü Howlin’ Wolf, James Cotton, B.B. King, Little Milton ve Junior Parker gibi ünlü müzisyenlerle çalışan Sun Records‘un sahibi Sam Phillips, o dönemde, ağırlıklı olarak zencilerin yaptığı black yaz bir şarkıcı arıyordu. Phillips asistanı Marion Keisker‘la birlikte Elvis’in demosunu dinlediğinde, sesinin aradığı özelliklere uygun olduğunu düşündü ve 26 Haziran 1954‘te ikili Sun Records‘ta buluştu.

5 Haziran 1954‘te, Arthur Crudup‘ın sözlerini yazdığı blues tarzındaki çalışma “That’s All Right‘ için Elvis mikrofon başındaydı. Kayıt Sam Phillips tarafından çok beğenildi ve 2 gün sonra Memphis’in en çok dinlenen radyo istasyonu WHBQ‘da dönmeye başladı. Elvis’in ilk ciddi performansı, şarkının lokal bir hit haline gelmesiyle sonuçlandı. Rock’n roll tarihini başlatan bu şarkıyla Elvis Presley, zenci şarkısı söyleyen ilk beyaz olmuştu.

O dönemde Elvis, zenci müziği yaparak yüzyıllardır süren gospel geleneğini değiştirmesi neden gösterilerek ırkçı olarak nitelendirildi. Ancak Afrika kökenli Amerikalıların dergisi Jet, 1 Ağustos 1957‘de çıkan baskısında şunları yazacaktı: ‘ Elvis’e göre, ırkı ve teninin rengi ne olursa olsun herkes insandır.’

Kimi müzik çevrelerince Elvis’in yükselen bir yıldız olmaktan çok uzakta olduğu ve kamyon şoförlüğüne geri dönmesi gerektiği şeklinde söylenenler, şarkıcının şöhretinin başında aldığı eleştirilere bir yenisini daha eklemiş oldu. Gitarist Scotty Moore ise Elvis’in sadece gitarı elindeyken rahat olduğunu belirterek, az konuşan şarkıcının utangaçlığından dem vurdu. Hakkında söylenen onca şeye rağmen, Elvis müziğine tutkuyla bağlıydı ve 25 Eylül 1954‘de “I Don’t Care if the Sun Don’t Shine“ı da içeren ikinci single’ı “Good Rockin’ Tonight“‘ı çıkardı. Single listelerde hızla yükseldi ve Elvis’in ünü Memphis sınırlarını aşmaya başladı.

15 Ağustos 1955‘te ünlü counrty şarkıcısı Hank Snow‘un da menajeri olan Tom Parker, Elvis’in menajerliğini üstlendi ve Presley’i finansal açıdan Sun Studios’tan daha güçlü olan RCA Victor Records‘ın sanatçısı yaptı. Elvis’in RCA’da kaydettiği ilk single ‘Heartbreak Hotel’di ve çok kısa bir süre içinde bir milyondan fazla sattı.

Parker, Elvis’in gitar akorlarının lisanslarını aldı, imajıyla yakından ilgilendi ve basınla olan ilişkilerini arttırdı. 28 Ocak 1956‘da, dönemin en büyük TV kanalı CBS‘te yayınlanan, Dorsey kardeşlerin sunduğu Stage Show‘a çıkmasını sağladı. Böylece Elvis, ilk kez ulusal bir TV kanalında görünmüş oluyordu. Showda seslendirdiği 6 şarkıyla başarılı bir performans gösteren Elvis’in etkisi renkli camda da büyük oldu. Yılsonuna gelindiğinde Elvis’in plakları yok satmaya başladı, yıldız gittiği her yerde inanılmaz bir ilgi ile karşılanıyordu.

Milyonların sevgisini kazanan Presley’in beyazperdede de başarılı olacağına dair en ufak bir kuşku yoktu ve sanatçı sinema kariyerine 1956 tarihli Love Me Tender filmiyle başladı. Love Me Tender’ı, Jailhouse Rock (1957) ve King Creole (1958) takip etti.

Elvis Presley 24 Mart 1958‘te, tüm dünyayı şok eden bir kararla askere alındı . Amerikan Ordusu’na katıldı, ordudaki numarası 53310761’di. Anne ve babası da 6 ay süresince askerlik eğitimini aldığı Texas‘a yerleştiler.

Haziran 1958‘te gösterime giren ve başrollerini Carolyn Jones, Walter Matthau, Dean Jagger and Vic Morrow ‘la birlikte paylaştığı son filmi King Creole’daki rolü eleştirmenler tarafından en iyi performansı olarak değerlendirildi.

Aynı yılın ağustos ayında Gladys Presley, akut hepatit teşhisi konarak hastaneye kaldırıldı. Annesini Memphis’e aldıran Elvis, hastanede kaldığı süre boyunca Gladys’in refakatçisi oldu. Elvis’in hastaneden ayrılıp kısa bir süre için Graceland’deki evine dinlenmeye gitmesinden birkaç saat sonra, 14 Ağustos 1958 sabahı, 46 yaşındaki Gladys Presley öldü. Annesinin ölümünün ardından derin bir bunalıma giren Elvis, 25 Ağustos‘ta askerliğini tamamlamak üzere orduya geri döndü.

Bölüğüyle birlikte Almanya‘ya gittikten sonra Avrupa‘daki hayranlarıyla da buluşma şansı yakalayan Elvis, 8 Ağustos 1959‘da yirmidördüncü doğum günü için ABC televizyonunun özel olarak hazırladığı programa bölüğünden telefonla katıldı.

Kasım 1959‘da, kaptan Joseph Beaulieu Texas’tan Almanya’daki Weisbaden Air Force’a transfer olmuştu. Eşi Ann Beaulieu‘nun ilk evliliğini yaptığı, bir uçak kazasında ölen pilot James Wagner‘den olan üvey kızı Priscilla Ann de onlarla birlikte Almanya’ya gelmişti. Priscilla, ortak bir arkadaşlarının sayesinde Elvis’in evinde verdiği partiye davet edildi. Elvis Presley ve Priscilla Ann tanışır tanışmaz birbirlerine aşık oldular.

3 Mart 1960 tarihinde terhis olan Presley’in, Amerika‘ya dönüşü çok görkemli oldu. Hayranları tarafından büyük ilgiyle karşılanan Elvis, menajeri Tom Parker’ın isteğiyle konserlerine ve TV showlarına ara verdi. 1961‘de NBC kanalında
Frank Sinetra‘nın sunduğu ‘Eve Hoş geldin Elvis‘ programı ve Pearl Harbor‘da verdiği konserden sonra sahnelerden çekilip, tüm ağırlığı sinemaya vermeye başladı. İlk olarak ‘G.I. Blues‘ ile yeniden kamera karşısına geçen Elvis, 1962 tarihli ‘Girls Girls Girls’ ve ‘Kid Galahad’ filmleriyle beyazperdedeki başarılarına yenilerini ekledi.

1963 yılında 28 yaşına giren Elvis’in adı, yılın en çok kazanan erkek sinema yıldızları arasında üst sıralardaydı. 1964 yılında ‘Roustabout‘ve ‘Kissin Cousins‘ filmlerinde başrolde oynayan Presley, 1965‘te tüm dünyada büyük üne kavuşmuş ‘Beatles‘ grubuyla buluştu. İki efsanenin bir araya gelmesinin yankıları da büyük oldu.

1966‘da müzik çalışmalarına ağırlık vermek isteyen sanatçı, aynı yılın mayıs ayında gospel şarkılarından oluşan bir albüm kaydetti.

1967‘de uzun bir müzikal aradan sonra hayranlarıyla buluşan yeni albümü ‘How Great Thou Art‘ , Elvis’e Grammy ödülü kazandırdı. 1959’dan beri büyük aşk yaşadığı Priscilla Ann ile 1 Mayıs 1967‘de dünya evine girdikten bir yıl sonra, 1 Şubat 1968‘de, çiftin kızları Lisa Marie Presley doğdu.

8 yıl sonra TV’de ilk kez görüneceği bir programa katıldı. NBC için hazırlanan show, sonraki yıllarda ‘Geri Dönüş‘ olarak nitelendirilecek ve kariyerine yeni bir yön verecekti.

O tarihten itibaren Elvis ilk ve en büyük tutkusu müziğe ciddi anlamda geri döndü. 1969 yılında, 14 yıldır uzak kaldığı kenti Memphis’te iki başarılı albüm kaydeden Presley, aynı yılın mart ayında son filmi ‘Change Of Habit‘i çekti. 31 Temmuz 1969‘da Las Vegas International Hotel‘de 8 yıl süren uzun aradan sonra verdiği büyük konserle hayranlarıyla buluştu.

1970 yılında hayatının anlatıldığı ilk dokümanter film olma özelliği taşıyan ‘That’s The Way It Is‘ çekildi. Aynı yılın eylül ayında ise 13 yıllık ara sonrası çıktığı ilk turnesiyle tüm dünyadan milyonlarca hayranını sevindirdi.

1971‘de Amerika’nın en başarılı sanatçılarının ödüllendirildiği ‘Bing Crosby‘ ödülüne layık görüldü.

1972‘de yayınladığı ve yine gospel şarkılardan oluşan ‘He Touched Me‘ albümü Elvis’e ikinci Grammy’sini kazandırdı.

1971 yılının sonunda karısı Priscilla’nın evi terketmesi üzerine Elvis, büyük bir şok yaşadı.

1972’de Linda Thompson ile tanıştıktan bir yıl sonra, 9 Ekim 1973 tarihinde eşi Priscilla’dan boşandı.

Konser performanslarından görüntülerin yer aldığı ‘Elvis On Tour‘ isimli dokümanter nitelikli filmi, 1973’te Altın Küre ödülünü kazandı. Aynı yıl, sanat yaşamı boyunca ilk kez konser vereceği New York‘ta Amerikalı hayranlarıyla buluşan Elvis,
Madison Square Garden‘da 3 gün süren konserler boyunca 80 bin kişiden oluşan büyük bir dinleyici kitlesine seslendi.

14 Ocak tarihinde gerçekleştirdiği ‘Aloha From Hawaii’ şovu uydu aracılığı toplam 40 ülkede canlı olarak gösterildi. 20 Mart 1974’de, Memphis’te verdiği konserde söylediği ‘How Great Thou Art‘ şarkısıyla üçüncü kez Grammy ödülünü kazanmış oldu.

8 Ocak 1975‘te 40 yaşına giren Elvis’in sağlık sorunları başladı ve kısa aralıklarla iki kez yattığı hastaneden taburcu olduktan sonra, mart ayında ‘Today‘ albümü için stüdyoya girdi. 31 Aralık 1975‘te, Pontiac Michigan‘da verdiği yeni yıl konseri ise 62.000 hayranı tarafından izlendi.

Konser ve turneler açısından oldukça yoğun bir yıl olan 1976 Şubatında yeni albümünün kayıtlarını gerçekleştiren Elvis, artan sağlık problemlerine rağmen çok sayıda turneye çıktı. Mayıs ayında Lake Tahoe‘deki son show programı kapalı gişe olarak gerçekleşti. Ekimde ise Graceland‘da son kayıtları için stüdyoya girdi. Ginger Alden ile birlikte olmaya başlayan Elvis, Las Vegas‘ta son konserlerini verdikten sonra 31 Aralık’ta bu kez Pittsburg‘da hayranlarının karşısına çıktı.

1977 şubatında turne programına başlamasına rağmen o dönemde yapılması planlanan yeni albüm çalışmasını gerçekleştiremedi. Mart, nisan ve mayıs ayları boyunca birbiri ardına konserler verdi. Plak şirketi RCA, 1976 yılı kayıtlarının yanı sıra konser şarkılarını da içeren albümü ‘Moody Blue‘yu yayınlandı. CBS Televizyonu Elvis’in haziranda çıktığı turnesinden görüntülerin yer aldığı show programını izleyiciyle buluşturdu.

31 Temmuz 1969‘dan 26 Haziran 1977‘de Indianapolis‘te verdiği son konsere kadar toplam 1126 konser veren Elvis, yeni turnesine çıkmaya hazırlanırken, 16 Ağustos 1977‘de Graceland’deki evinin banyosunda kız arkadaşı Ginger Alden tarafından baygın halde bulundu. Turne menajeri Joe Esposito tarafından Baptist Memorial Hastanesi‘ne kaldırılan Elvis tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Yaşama gözlerini yumduğunda 42 yaşında olan Elvis’in ölümü tüm dünyada büyük üzüntü yarattı. Elvis, Forest Hill Mezarlığı’nda yatan annesinin yanına defnedildikten sonra, 2 Ekim 1977 tarihinde mezarı, annesinin naaşı ile birlikte Graceland’a nakledildi.

5 Temmuz 1954 günü Sun Stüdyolarının Memphis’teki binasına ilk adımını atmış ve dünyayı sonsuza kadar değiştirmiştir. Ölümünün üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen, tüm dünya Elvis’in olağanüstü yeteneği ve devam eden popülaritesi üzerine konuşmaktadır. John Lennon kendisi hakkında “Elvis Presley’den önce hiçbir şey yoktu” demiştir. Hakkında en çok kitap yazılan sanatçılardan birisidir. Robert Gordonun yazdığı ‘The King On The Road‘ ve eski eşi Priscilla Presley’in yazdığı ‘Elvis and Me‘ en çok bilinenleridir.

Elvis’ten

‘Çocukken gerçek anlamda hayaller kuruyordum. Çizgi roman okur, kendimi çizgi kahraman hayal ederdim. Film seyreder, filmdeki kahramanla kendimi özdeşleştirirdim. Aslında tüm kurduğum hayaller bir gün gerçek oldu. Hatta defalarca. Çocukluğumda öğrendiğim bir cümle var: Şarkısız bir gün yaşanmış değildir. Yaşamınızda müzik yoksa arkadaşınız da yoktur. Şarkısız yolculuk bitmez. Ben de hep şarkı söylüyorum. Kendim için, sizler için”