Biyografi

El Greco kimdir

Ad Soyad: Osman Girgin Doğum Tarihi: 19 Ekim 1987 Nereli: İzmir Meslekler: ,

El Greco kimdir, El Greco, 1 Ekim 1541 tarihinde Yunanistan‘da Girit Adası, Kandiye şehrinin Fodele Köyü’nde doğmuştur. O tarihlerde Venedik idaresinde olan Girit’te doğdu. Bizans sanatı üslubunda eğitim gördü. Asıl adı Domenikos Teotokopulos olan El Greco 26 yaşında 1567 yılında Venedik‘e, 1570 yılında da Roma‘ya gitti ve rönesans üslubunda da resim eğitimi aldı. Sanat tarihine kısaca El Greco, yani «Yunanlı» olarak geçti.

El Greco, 1567 yılında Venedik’e gittiğinde San Georgio Kilisesi veya Yunanistan’dan gelen sanatçıların Bizans tarzı dini resimler yaptıkları Rio dei Greci dolaylarındaki bir atölyede çalıştı.

Ünlü ressam Titian‘ın atölyesine girdi. Titian, El Greco’taki iç alemi görmüş, atölyesinde çalışmasına izin vermişti. «Venedik Okulu»nun en büyük temsilcisinin yanında, ilk iş olarak Titian‘ın eserlerini kopya etti. Titian‘ı öylesine benimsedi ki, hayatı boyunca etkisinden kurtulamadı. Fırça çalışmalarında özellikle Tintoretto‘nun tekniğini taklit etmeye çalıştı. İki yıl Titian‘ın yanında çalıştı, sonra Roma‘ya gitti.

El Greco, 1570 yılında da Roma‘da bir atölye açtı ve maniyerizm etkisinde çalışmalar yaptı. Kısa bir süre sonra Jacopo Bassano ve özellikle Tintoretto‘nun etkisinde kaldı.

1570’te İtalya‘da Makedonya’lı minyatür ressamı Giulio Clovio, Viterbo’da bulunan Kardinal Alessandro Farnese‘ye şöyle bir mektup yazdı: «Titian‘ın öğrencisi olan Girit’li bir genç ressam Roma‘ya gelmiş bulunuyor. Naçiz kanaatime göre bu genç yakın bir gelecekte bütün çağdaşlarını geride bırakacaktır. Hele son haftalarda yaptığı kendi portresi, bütün Romalı ressamları hasetten çatlatacak mükemmelliktedir. Bu istidatlı gence muhteşem sarayınızda bir yer ayıracağınızdan eminim».

Roma‘da bu Makedonyalı ressamın yanında kalıyordu. Sonra Kardinal Alessandro Famese‘nin sarayına taşındı. Roma’da bulunduğu 1570-1577 yıllarında Raffaello Santi ve Michelangelo Buonarroti‘nin eserlerini inceledi.

Portrecilik konusunda ilhamını Tintoretto‘yla Paolo Veronese‘dan aldı. 1570 – 1572 yılları arasında Kardinal Alessandro Famese‘nin ve kütüphanecibaşısının tablolarını yaptı. Buoktu.

Roma’da tanıdığı İspanyolların öğütleri üstüne, İspanya kralı II. Felipe‘den sipariş almayı ümit ederek ve 1576 yılı sonlarında Venedik‘te görülen veba salgını üzerine bu memleketten kaçmaya karar verdi. Böylece 1577 başlarında amcası ve yardımcısı ile birlikte İspanya‘ya Madrid‘e gitti.

1577 yılında, İspanya’da Madrid’de İspanya kralı II. Felipe‘nin «Escurial» adlı sarayında resimler yaptı. Aslında birer şaheser olan resimleri kral beğenmedi. Bağımsız görüşler taşıyan ressama başka iş vermedi. O da Madrid’e 80 km. uzaktaki Toledo’ya yerleşti. El Greco, bundan sonra Madrid’e gitmedi ve ölene kadar Toledo’da kaldı.

1577 yılında, İspanya‘da Toledo’da Jerónima de Las Cuevas ile evlendi. 1578 yılında kendisi gibi ressam olan Jorge Manuel Theotocópuli adında oğlu oldu.

1586 yılında Santa Tome kilisesi için yaptığı “Orgaz Kontunun Toprağa Verilişi” adlı büyük kompozisyonu eser boyutu bakımından olduğu kadar, El Greco’nun Venedik resminin etkisinden sıyrılarak kendi öz üslubuna kavuştuğunu göstermesi bakımından da önemlidir.

El Greco’nun yaptığı mihrap arkalığının uyandırdığı ilgi üzerine şehrin kilise ve manastırlarının pek çoğu için sanatçıdan eser istendi. Kendisine sipariş edilen tablolar yüzünden El Greco aleyhine pek çok davalar açıldı, bununla beraber sanatçının etkisi büyüktü. Toledo Belediye Sarayının inşasının bile ona verildiği sanılıyor. El Greco, başta ekspresyonizm olmak üzere çağdaş resim akımlarını etkilemiş ve Velazquez ile birlikte İspanyol resminin en büyük ustası sayılmıştır.

Dindar olmasına rağmen ifrat derecedeki softa zihniyetten yaka silkmeye başlamıştı. Yahudilerin ve Afrikalı Arapların sürülmesinden sonra iş hayatı durmuş, şehir bir mezar sessizliğine gömülmüştü. İnsanlar ve kitaplar açık meydanlarda yakılıyor, sanatın işlediği konuları mutlaka dinden alması şart koşuluyordu. Ticari değeri olan resimler yerine din ve inanç dolu tablolar yaptı. Sipariş edilen portrelerin parasını her zaman muntazam alamadı.

El Greco’nun dramatik ve dışavurumcu üslubu çağdaşlarınca tam olarak anlaşılamadı ve ancak 20. yüzyılda tam olarak takdir edildi. Sanatçı, dışavurumculuğun ve kübizmin öncüsü olarak kabul edilir. Kişiliği ve eserleri Rainer Maria Rilke ve Nikos Kazancakis gibi edebiyatçılara ilham kaynağı olmuştur.

El Greco genel resim akımlarından bağımsız, şahsına özgü bir sanatçı olarak yorumlansa da, resimlerindeki uzun figürler ve tuhaf renk seçimi, batı resmiyle Bizans resminin bir bileşimi olarak kabul edilir.

El Greco, 7 Nisan 1614 tarihinde Toledo, İspanya‘da 73 yaşında ölmüştür. Santa Domingo Kilisesine gömüldü. Oğlu Jorge Manuel, babasının bütün resimlerini tasnif etti. 200’e yakın tablo toplandı. Koyu bir taassubun tesiri altında yaratıldıkları halde bunlar, bugün inancı ne olursa olsun, her resim severin hayranlıkla seyredeceği eserlerdir.

El Greco’nun resmettiği dantel yakalı bu soylunun kim olduğu halen bilinmemekle birlikte ünlü komutan Juan de Silva veya Toledo Belediye Başkanı olabileceği düşünülmektedir. Resim İspanyol Rönesansı’nın ve El Greco’nun başyapıtlarından olup El Greco bu resmi Toledo’ya yerleştiği ilk yıllarda yapmıştır. Resimdeki dik bakış ve elini tutuşun doğallığı dikkat çekicidir. El Greco’nun, elini koyma biçiminden yola çıkarak bir pişmanlık, tövbe veya yemin ifadesi vermeye çalıştığı düşünülmektedir.